| |
Trafik
kurallarına uymak bir zorunluluktur. Ancak, trafiğe çıkan
her sürücü, bu kurallara uymayı bir ilke olarak kabul
etmelidir. Hepimiz kuralsızlığın kargaşaya yol açtığını
biliriz. Ancak, trafikte kuralsızlık, kazaları, en kötüsü de
yaralanma ve ölümleri beraberinde getiriyor.
"Yalnızca kuralları bilmekle, hata yapmamakla iyi sürücü
olunmaz. Eğer karşındakinin yaptığı hatayı giderebiliyorsan,
o zaman iyi sürücü olursun."
Bu bölümde; "iyi bir sürücünün" sahip olması gereken kimi
özellik ve durumlar ele alınacak...
GÜVENLİ BİR SÜRÜŞ İÇİN
MERHABA!...
Sürücü belgenizi aldınız.
Artık trafiğe çıkmaya hazırsınız. O halde, "karayolu"nun
trafik için kamunun yararlanmasına açık olan arazi şeridi,
köprüler ve alanlar olduğunu lütfen unutmayalım.
Trafiğe çıkmak ciddi bir karardır. Sürücü belgesi almış
olmak bunun ilk koşulu olsa da, deneyimsizlikler trafiği
aksatmamalıdır. Bu nedenle deneyimsiz sürücüler, trafiğin az
olduğu saatler ve güzergahları seçmeli, deneyim biraz daha
arttığında yoğun trafiğe girilmelidir.
Trafik kurallarına uymak bir zorunluluktur. Ancak, trafiğe
çıkan her sürücü, bu kurallara uymayı bir ilke olarak kabul
etmelidir. Hepimiz kuralsızlığın kargaşaya yol açtığını
biliriz. Ancak, trafikte kuralsızlık, kazaları, en kötüsü de
yaralanma ve ölümleri beraberinde getiriyor.
Öyleyse ne yapmalıyız?
*Sürücü
koltuğuna oturduğumuz andan itibaren kafamızdaki her şeyi
atmalı ve dikkatimizi sadece yola vermeyi bir alışkanlık
haline getirmeliyiz.
*Lütfen dikkat! Yola zamanında çıkmamışsak, zamanında
varmaya çalışmayalım. Telaş kazayı davet eder. Telaş yerine
sakinliği, sinirlenme yerine ise hoşgörülü olmayı
sağlamalıyız.
*Trafiğe çıkardığınız araç bakımlı olmalı. Düzenli bakımı
yapılmamış bir araçla trafiğe çıkmak, hem kendimiz hem de
diğer insanlar için tehlike oluşturacaktır.
*Yine araçta bulundurulması gerekli olan malzemelerin tam
olmasına özen gösterilmelidir.
*Bu malzemeler, yalnızca bulundurulması zorunlu olduğu için
değil, gerçekten gerekli oldukları bilinciyle araca
konmalıdır. Malzemeler zaman zaman kontrol edilmelidir.
Gerekiyorsa yenileriyle değiştirilmelidir. Yangın söndürme
cihazı ise 3 ayda bir kontrol ettirilmelidir.
*Ve lütfen yangın söndürme cihazını sürücü koltuğunun yanına
kolay erişilebilir bir yere koyalım. Unutmayalım ki, yangın
söndürücü bir aksesuar değil, tehlike anında bir
cankurtarandır. O nedenle yalnızca standartlara uygun yangın
söndürücü satın alalım.
HER ŞEY GÜVENLİĞİNİZ İÇİN
Emniyet Kemeri:
Aracınız
size çarpmaz siz aracınıza çarparsınız. Tabii emniyet
kemerini takmamışsanız!
Emniyet kemerini takmak zorundayız. Ancak, çarpma anında
araçtan fırlamamızı veya ölümcül yara almamızı engelleyecek
tek şey de işte bu kemerdir.
Çarpma sonucu araçtan fırlamışsanız, hep söylene geldiği
gibi "emniyet kemeri sıkıyor beni" sözünü belki bir kez daha
söyleme şansına sahip olamayacaksınız. Lütfen unutmayınız:
"Emniyet kemerleri, tekerlekli sandalyeler kadar sıkıcı ve
bağlayıcı değildir."
Araç suya gömüldüğünde ya da araçta yangın çıktığında
emniyet kemeri bağlı ise ölüm riskinin arttığı kanısı
vardır. Oysa, emniyet kemeri takılmadığında çarpma sonucu
genelde bilinç kaybı oluşur ve kazazede bu nedenle dışarıya
çıkamaz. Kemer takıldığında, başın alacağı darbe azalacağı
için, bilinç kaybı oranı azalacaktır. Dolayısıyla bilinci
yerinde kazazede, ister su altında olsun, isterse yangın
tehlikesi olan araçta, emniyet kemerini açarak dışarı
çıkabilecektir.
İki küçük uyarı daha:
*Emniyet kemeri ne çok sıkı ne
de gevşek olmalı.
*Kısa mesafelerde bile takılmalı. Ya karşıdan gelenler sizin
gibi dikkatli değilse?
Koltuk başları sizce aksesuar mı?
Çarpmalarda yaralanma ve ölüm
nedenleri arasında oldukça önemli yer tutan bir öge de
"ikinci darbe" denilen, başın hızla arkaya kaymasıdır. İşte
boyun kırılmalarıyla gelebilecek felç ya da ölümleri koltuk
başları önler. Tabii emniyet kemeri takılmak kaydıyla...
Lütfen onları aksesuar olarak görmeyelim.
ÇOCUKLARI TANIYOR MUSUNUZ?
Sevgili sürücümüz, sürücü eğitiminden
geçtiniz.
Saatte 50 km hızla giden bir aracın kaç metrede
durabileceğini ya da kavşaklarda ilk geçiş hakkını
biliyorsunuz; peki ya çocuklar?...
Çocuklara ilişkin her şeyi biliyor
muyuz?
Çocuk bir şeye yoğunlaşmışsa,
diğer tüm nesneler önemini yitirir. Kaçan bir top, ona hızla
akan trafiği unutturabilir.
Çocuk bir şeyi görüyorsa, gördüğü şey tarafından da
görüldüğünü düşünür. Bir aracın ya da minik bir çalının
ardından aracınızı görüyorsa, sizin de onu gördüğünüzü
sanır. Ayrıca çocuk, otomobillerin farlarını göz yerine
koyarak, araçların çevreyi gördüğüne inanır. Ağzı, gözü olan
araçların yer aldığı çocuk resimlerini bir hatırlayın
isterseniz!
Çocukların görüş açısı, kafalarının anatomik yapısı
nedeniyle yetişkinlerden daha dardır. Yani size oranla daha
dar bir alanı görebilir.
Koşan bir köpeğin tüy, kuyruk ve kulaklarına bakarak,
hareketini ve hızını algılayabilen çocuk, karşıdan üzerine
gelen aracın hareketini ve hızını algılayamaz.
Çocukların dikkatleri çok daha çabuk dağılır. Önceden sizi
görmüş olmasına karşın, ani bir gelişme, başka bir şeye
yoğunlaşmasına yol açabilir ve yaklaşan tehlikeyi
unutabilir.
Çocukları korna ile uyarmaya kalkışmayınız. Bu dikkatlerini
dağıtabileceği gibi, paniğe kapılmalarına da yol açabilir.
Öyleyse ne yapmalı?
Lütfen yerleşim birimlerinden
geçerken, okul ve yaya geçitlerine yaklaşırken hızınızı
iyice azaltın ve çok daha dikkatli olun.
Sürücülük yaşamınızda çok yararını göreceğiniz bir davranış
kuralı daha: "Sağ ayağınızı frene basmak için değil, gazdan
çekmek için kullanınız."
Ya çocuk aramızdaysa?
Genelde öne oturmak isterler.
Israrları sizi bıktırmasın. 10 yaşına kadar arkada
oturmalarının yararlarını anlatın ve bu durumun yasal bir
zorunluluk olduğundan söz edin. Bilgilendirirseniz ikna
olacaklardır. Lütfen geleceğimiz ve herşeyimiz olan
çocukları düşünelim.
YAYALAR...
Yayalar trafiğin en güçsüz
ögeleridir. Bir yanda hızı yüz kilometreyi bulan ve ağırlığı
1 tona yaklaşan ağırlıktaki metal kütleler, diğer yanda,
saatteki hızı 5 kilometreyi bulmayan, ortalama 70 kilogram
ağırlığındaki et ve kemikten oluşmuş yaşayan organizmalar...
Öyleyse lütfen yayalara karşı biraz daha dikkat!...Özellikle
de çocuklara...Yaya ve okul geçitlerine yaklaşırken hızımızı
azaltalım. Ve daha da dikkatli olalım.
ALKOL ve SİGARA
Pek çok kazanın nedeni olan alkol:
Alkol miktarı arttığında,
kandaki oksijen azalır ve beyin yeterince oksijen alamadığı
için fonksiyonlarını kaybetmeye başlar. Denge, görme, işitme
fonksiyonlarında zayıflama olur. Yorgunluk, dikkat azalması,
hafıza kaybı, intikal eksikliği, uyuşukluk, uyuklama,
tepkisizlik, karar yanlışlığı oluşur. Uyarıcı etkileri de
vardır alkolün. Korku azalır, kendine güven artar. Aşırı hız
isteği artabilir. Lütfen alkollü araç kullanmayalım.
Dikkat sigara!
Sürücü koltuğunda sigara içmek
riski az da olsa tehlikelidir. Sigarayı paketten çıkartmak
ve yakmak dikkati bir an da olsa akan trafikten
uzaklaştırır. Bu durum özellikle yoğun kentiçi trafiğinde
tehlike oluşturur. Eğer kesinlikle sigara yakacaksanız,
kırmızı ışıklarda, araç tümüyle durunca gerçekleştirin bu
işlemi. Sigaranın külünü, kültablasına bakmadan silkeleyin.
Külünüzü kesinlikle açık camdan silkelemeye kalkışmayın.
Hava akımı nedeniyle sıcak kül aracın içine yayılabilir ve
gözünüze kaçabilir.
Eğer herhangi bir nedenle sigaranın ateşi üstünüze ya da
koltuğa düşmüşse, onu oradan atmak için can havliyle
direksiyon güvenliğini tehlikeye atmayın. Ya yanınızdakinden
yardım isteyin ya da aracınızı güvenli bir biçimde
yavaşlatarak sağa alın ve tümüyle durduktan sonra ateşten
kurtulun. Belki gömleğiniz ya da pantolonunuz yanabilir ama,
yanık bir pantolon, çarpışmış bir araçtan daha az can
yakıcıdır.
Sigara izmariti ve külünü araç dışına atmak yasaklanmıştır.
Çevre kirliliğine yol açan bu davranış, bir de sönmemiş
sigarayla yapılırsa, yangınlara yol açabilir. Orman
yangınlarının bazıları ne yazık ki bu nedenle çıkıyor. Hele
akaryakıt istasyonuna girmeden önce sigaramızı mutlaka
söndürelim. Söndürmeyen kişileri de uyaralım.
Daha da iyisi, gelin sürüş sırasında sigara içmeyip, bu
olumsuzlukların tümünden kurtulalım.
ARACINIZ TEMİZ Mİ?
Bakım kadar periyodik temizlik
de önemlidir. Camları, farları, lambaları, aynaları kirli
bir araç görüş durumumuzu da olumsuz etkiler.
Araç temizliği konusunda size bir kaç önerimiz var:
*Aracınızı kendiniz yıkamak istiyorsanız gölgeye park
etmenizde yarar var. Böylece, temizlik malzemeleri araç
üzerinde hemen kurumaz.
*Yıkamada sabun ya da oto şampuanı kullanın. Fırça yerine de
gözeneksiz sünger. Fırça ve gözenekli sünger, kum ve
tozlarla dolar. Dolayısıyla aracın boyasını çizer. Paspaslar
yağlanmışsa yıkayın. Islak olarak yerleştirirseniz aracın
tabanında çürümeye yol açarsınız. Dış yıkamaya tavandan
başlanmalıdır. Kovanın dibindeki pisliği süngere
bulaştırmamak için köpükle yıkamak gerekir. Kurulama temiz
bir bezle yapılmalıdır. Yıl boyunca arcınızı zaman zaman
tümüyle yıkatmakta yarar vardır. Yıkama sırasında frenler
ıslanacağı için tamamıyla kuruyana kadar aracı yavaş
kullanmak gerekir.
ÇEVRE
Çevre konusunda duyarlı olmak
gerekiyor. Aşırı yakıt tüketimine yol açabilecek her arızayı
vakit geçirmeden gidermeli. Egzoz gazı hem insanları hem de
doğayı etkiliyor. En çok da yaşlıları ve bebekleri...
Araca gereğinden fazla yük yüklemek, aşırı hızla sürmek,
gereksiz aksesuarlar takmak (aracın üstüne bagaj bağlayıp
yük almak, fazladan dış aynalar takmak, süsleyici şeyler
ilave etmek, öne ve arkaya tamponların altına yere kadar
sarkan panel saclar takmak gibi), sıcak havalarda camları
sonuna kadar açmak, lastik havalarını kontrol etmemek,
gereksiz yere aracı çalışır durumda tutmak, hem yakıt
tüketimini arttırır hem de havayı kirletir.
Gereksiz yere yapılan sert frenler, ani kalkışlar, hızlı
dönüşler, hem lastikleri yıpratır hem de yakıt israfına yol
açar. Ayrıca, yol yüzeyinde sürtünen lastiklerden kopan
parçacıklar toprağı kirletir.
Araçların bakımı tamircilerde yapılmalıdır. Akaryakıt
alırken, yağ değiştirirken, bakım ve onarım yaparken yere
dökülen yakıt veya motor yağı toprağı kirletecektir.
Ayrıca araç yıkarken de çevreyi kirletmemeye özen
göstermeliyiz.
MÜZİK DİNLEMEYİ SEVER MİSİNİZ?
Aman ne olur yüksek sesle
dinlemeyelim. Hem diğer araçların uyarı için çalacakları
korna sesini duyamayız hem de dikkatimiz dağılabilir. Hele
kaset değiştirme işini araçtaki diğer yolculara bırakalım.
Yalnız mısınız? Radyo ne güne duruyor?...
Bir de camlarımızın ardına sızan müzik çevreyi rahatsız
edebilir. Müziği kendimiz dinleyelim başka ortaklar
aramayalım.
ELİMİZ KORNAYA NE ZAMAN GİTMELİ?
*Yakın ileriyi göremediğimiz
kavşak, dönemeç ve tepe üstü gibi yerlere yaklaşırken,
gelişimizi haber vermek için,
*Gerektiğinde karayolunu kullananları uyarmak için,
*Gündüz öndeki sürücüye geçme isteğimizi belirtmek için.
Bu durumlar dışında korna kullanılmamalıdır. Gereksiz yere
kornaya basmak ya da gereğinden uzun basmak çevremizdekileri
rahatsız edecektir. Geçiş üstünlüğüne sahip araçlarda
bulundurulması gereken tipte korna ise takılamaz.
Korna ayarına da dikkat!
YOLCULUK
Yerleşim birimi dışında araç
kullanmak, yerleşim birimi içinde araç kullanmaktan daha
kolay gelebilir size. Ancak bu doğru bir kanı değildir.
Yerleşim birimi içinde yeterince deneyim kazandıktan sonra
yerleşim birimi dışında araç kullanılmalıdır. Uzun bir
yolculuğa çıkmaya karar vermişsek, lütfen aracımızıiyi bir
bakımdan geçirelim. Ayrıca, lastiklerimizin hava
basınçlarını ölçelim.
Dinlenme
Unutmamamız gereken bir kural
da, ticari amaçla yolcu ve yük taşıyan araç sürücülerinin
karayolunda 24 saatlik bir süre içinde en fazla 9 saat araç
kullanabileceğidir. İlk 5 saat sonunda ise 30 dakika
dinlenmek gerekir. Bundan sonraki saatlerde yorgunluk daha
da artacağı için sık sık molalar vermekte yarar vardır. Özel
araç sürücüleri için bir sınırlama olmamasına karşın,
onların da 2-3 saatte bir mola vermesinde yarar vardır.
Mola yalnızca bizim için değildir
Lütfen dayanıklılığımızı
direksiyon başında sınamaya çalışmayalım. Bu molalar sadece
bizim için değil, ısınmış lastiklerimiz için de gereklidir.
Çünkü, araç hızla ve uzun kilometre yol aldığı sürece,
lastik içindeki hava devamlı olarak hareket eder. Lastik
gittikçe ısınır ve hava basıncı artar. Lastikler orta
kısımlarından aşınmaya başlar. Tıpkı fazla şişirilmiş
lastiklerde olduğu gibi...
Uykunuz gelirse
Kalan
yolun kısalığı uykuyu engelleyemez. Bu nedenle uykunuz
gelirse, uygun bir yerde durup, yarım saat kadar uyuyun.
Uyandıktan sonra, açık havada yapacağınız basit birkaç
egzersiz çok yararlıdır. Bu koşullarda yarım saatlik
uykunuz, 2 saat daha araç kullanmanızı sağlayabilecektir.
Durduğunuz yerde koşullar uygunsa, 5-10 dakika toprak ya da
çimde yatmanız, vücudunuzda biriken durağan elektriğin
boşalmasını sağlayacaktır.
Molalar kesinlikle araç dışında geçirilmelidir.
Verilen yemek aralarında ise hafif yiyecekler yemek gerekir.
Direksiyon başında ise bir şey yemek ya da içmek son derece
sakıncalıdır.
HAVA KOŞULLARI ve SÜRÜCÜLÜK
YAZ:
Kış aylarının güç hava ve yol
koşullarından çıkan araçların bakımı çok önemlidir. Bahar
sonu-yaz başında alınması gereken önlemlerin başlıcaları
şunlardır:
Aracın
alt bölümü toz ve çamurdan temizlenmelidir.
Soğutma
ve yağlama sistemi kontrol edilmeli, gerekli değişiklikler
yapılmalıdır.
Soğutma
sıvısındaki antifiriz oranı kontrol edilmelidir.
Klimalı
araçlarda, klima gazı kontrol edilmelidir.
Fren
hidroliği değiştirilmelidir.
Lastiklerin
hava ayarları yaz ölçülerinde yapılmalıdır.
Gerekiyorsa
lastik değişimleri yapılmalıdır.
Araç
uzun süre parkedilecekse güneşlik, mümkünse tente
kullanılmalıdır.
Yazın araç kullanırken
unutulmaması gereken bir kaç nokta:
*Camlarınızı açmak yerine
havalandırmayı kullanınız. Açık camlar hem aracınızın
dengesini bozacak, hem de yakıt tüketimini artıracaktır.
*Kaliteli bir güneş gözlüğü yansımaları azaltacağı gibi,
gözünüzün yorulmasını da önleyecektir. Hele açık renkli
gözlere sahipseniz, "gözlüksüz yola çıkmayın" deriz.
*Aşırı sıcak uykunuzu getirebilir. Bu nedenle molalara ve
yiyeceklere dikkat etmenizi öneririz.
KIŞ:
Sonbaharın o güzelim günleri
geride kaldı. Siz ve aracınız artık yağmur, kar, çamur, sis,
rüzgar ve buzun etkisi altındasınız. Görüş mesafeniz eskiye
oranla çok azaldı. Aracınızın bakım ve kontrolleri çok daha
fazla önem kazandı. Bu kontrol ve önlemleri şöyle
sıralayabiliriz:
Antifrizinizin
donma derecesi ayarlanmalıdır.
Termostatın
durumu kontrol edilmelidir.
Soğutma
sisteminde kaçak olup olmadığı kontrol edilmelidir.
Kalorifer
sistemi gözden geçirilmelidir.
Lastiklerin
kontrolü ve hava ayarları yapılmalıdır. Kışın kullanacağınız
lastiklerin diş derinliği en az 3mm. olmalıdır.
Akümülatör
kontrol edilmelidir.
Işık
sisteminin ayarları ve şiddetleri kontrol edilmelidir.
Fren
sistemi gözden geçirilmelidir.
Aracın
boyası gözden geçirilmelidir.
Silecekler
ve su püskürtme sisteminin iyi durumda olması gerekir.
Araçta
bulundurulması zorunlu olan araç ve gereçlere, patinaj
zinciri ve çekme halatını eklemek gerekir.
Kış aylarında yollar kaygan ve görüş mesafesi az olduğu için
hızın azaltılması gerekmektedir. Lastik değiştirmek için en
uygun mevsim sonbahardır. Böylece kışa yeni lastiklerle
girme şansı elde edilir.
Islak
ve kaygan yollarda hızınızı düşürün. Unutmayın ki durma
mesafeniz yaz aylarına oranla daha uzundur.
Su
birikintilerinden geçerken hızınızı iyice düşürün. Saatte 40
km'nin üzerindeki hızlar, kızaklanmaya ve aracın kontrolden
çıkmasına yol açabilir.
Su
birikintilerine olabildiğince tek taraflı girmemeye çalışın.
Yağışlı
havalarda erken ve yumuşak fren yapın. Daha da iyisi,sağ
ayağınızı frene basmak için değil, gazdan çekmek için
kullanın.Uygun
vitesin size sağlayacağı kompresyon freni servis freninden
daha güvenlidir.
Karlı
havalarda yola çıkmadan önce, aracınızın üzerinde biriken
karı tümüyle temizleyin, yalnızca camları temizlemekle
yetinmeyin.
Gerektiğinde
zincir takmaya üşenmeyin.
Buzlanan
camları temizlemek için eritici spreyler kullanın.
Aracınızı
çalıştırırken, radyatörün önüne koyacağınız bir karton ya da
mukavva, aracınızın daha çabuk ısınmasını sağlayacaktır. İlk
ısınmayı çok uzun tutmadan, düşük vitesle 1-2 km yol yapmak,
aracınızı uygun ısıya getirecektir.
Jigle
kullanma, aracın çalışmasını çabuklaştırır.
Küçük bir hatırlatma:
Kış aylarıyla birlikte,
ayağımızı sıcak tutan bot ve çizmeler ne yazık ki, güvenli
ve kolay sürüş için tehlike oluşturur. Kalın ve geniş
tabanlı bot ve çizmeler, hem pedalları hissetmemizi
engeller, hem de bileğimizin esnekliğini azalttığından,
pedal hakimiyetini güçleştirir. Tabandaki yivlere dolan kar
ve çamurun pedallarda yaratacağı ıslaklık ve kir de cabası.
Öyleyse ne yapmalı?
Aracınızda bulunduracağınız yumuşak, ince tabanlı bir
ayakkabı tüm bu sorunlara çözüm olacaktır. Aracınıza binip
inerken yalnızca 1-2 dakika alacak bu değiştirme işlemi,
sürüş güçlüğü ve güvensizliğinden daha iyi değil midir?
İŞARETLEME
Bir kaza klasiği: İşaretlememe
ve yanlış işaretleme
Kaza
nedenleri arsında arızalı aracın taşıt yolundan
çıkartılmaması, işaretlenmemesi ya da yanlış işaretlenmesi
önemli bir yer tutmaktadır.
Pek çok sürücü bir dönemeçten ya da tepe üstünden sonra
ansızın karşılarına çıkan arızalı bir aracın yarattığı
tehlikeyi yaşamışlardır. Hiç bir işaret koymaksızın ya da
taş dizerek, yola ilk yardım çantası, bidon, kriko ve
benzeri şeyleri koyarak; üstüpü, eski lastik yakarak yanlış
işaretleme yapan araç sahipleri, ne yazık ki ölümcül
kazaların sorumlusu olmaktadırlar. Ünlü ralli sürücüsü Renç
Koçibey'in de işaretlenmemiş bir araca çarparak yaşamını
yitirdiğini hatırlayalım ve lütfen kurallara uygun
işaretleme yapalım.
Uygun işaretleme, aracın acil uyarı ışıklarını yakarak ve
aracın önüne ve arkasına, uygun yerlere reflektör konularak
yapılır. Reflektörün bir kenarı 45 cm uzunluğunda eşkenar
üçgen biçiminde olması ve her kenarında 5 cm'lik yansıtıcı
yüzey bulunması zorunludur. Ayrıca reflektörün, rüzgar
nedeniyle devrilmeyecek yapıda ayaklarının olması da
kurallardandır.
Görüşü kapalı, dönemeç ve tepe üstü gibi yerlerde
reflektörün araçtan en az 30 metre uzağa ve diğer sürücüler
tarafından en az 150 metreden görülebilecek biçimde
yerleştirilmesi zorunludur.
Tehlikeli madde taşıyan araçların bozulup yolda kalması
durumunda, kesinlikle kırmızı ışıkla işaretlenmesi ve
başında beklenerek gözetim altında tutulması zorunludur.
ARKA CAM GERİYİ GÖRMEK İÇİNDİR
Arka cam sürücülerin geriyi görebilmeleri
içindir. Ne var ki, kimi sürücüler arka camın önünü geriyi
göremeyecek tarzda kullanmaktadırlar.
Camın önündeki bölmeye giyecek, çanta, fotoğraf makinesi,
yiyecek ve içecek malzemeleri koydukları gibi gereksiz
aksesuarlarla da doldurmaktadırlar. Arka cama çeşitli tip ve
boylarda çıkartmalar yapıştırmaktadırlar. Oysa bunların tümü
yasaktır. Ve bu yasaklar, trafiğin güvenli bir biçimde
yürümesi için konulmaktadır.
Arka camın önündeki bölmeye konulan sert cisimler ciddi bir
tehlike kaynağıdır. Bu cisimler sert bir frende, yolcuların
başlarına bir mermi hızıyla çarparak ciddi yaralanma ve
kazalara yol açabilmektedirler. Lütfen biraz daha dikkat!
SAVUNUCU SÜRÜCÜLÜK
"Yalnızca kuralları bilmekle,
hata yapmamakla iyi sürücü olunmaz. Eğer karşındakinin
yaptığı hatayı giderebiliyorsan, o zaman iyi sürücü
olursun."
1960'lı yıllarda Ankara'da taksi sürücülüğü yapan bir bayana
ait bu sözler. Ve bu sözler "savunucu sürücülük" kavramının
temel bir ilkesini tanımlıyor: Trafik ancak tüm ögelerinin
kaçınılmaz bir uyum içinde olmasını gerektiriyor.
Yani siz hata yapmayabilirsiniz, kurallara tümüyle
uyarsınız. Ancak, bir başkasının hatası yine ölümcül
kazalara yol açabilir.
Öyleyse ne yapmalı?
"Hakkınızdan
vazgeçebilirsiniz; aklınızdan asla!..."İşte savunucu
sürücülüğün en temel ilkesi: Hoşgörü. Hata yapanları
bağışlayabilirsiniz. Tabi ki aynı yanlışı yinelememesi için
uyarmayı gözardı etmeden.
Sabır...
Eğer gece yarısı boş bir yolda
kırmızı ışıkta durduğunuz için size korna çalan, sellektör
yapan bir sürücü olursa, lütfen yeşil ışık yanana kadar
hareket etmeyin ve ısrarla diğer sürücüye ışığı gösterin.
Gerekirse aracınızdan inip, sabırla trafik kurallarının
herkesin can ve mal güvenliği için konduğunu anımsatın ona.
İyiniyet...
İki yönlü bir yolda karşıdan
gelen ve sola dönmeye çalışan bir araca yaklaşıyorsunuz.
Trafiği tehlikeye düşürmemek koşuluyla, ayağınızı gaz
pedalından 1-2 saniye kaldırmakla ve yol verdiğinizi
gösterecek bir işaretle, diğer sürücüye dönüş şansı
verebilirsiniz. Böylece hem diğer sürücüyü bir sıkıntıdan
kurtarırsınız, hem de trafiğin sıkışmasını önlemiş
olursunuz. Sıkışık ve çok ağır akmakta olan bir trafik
ortamında park yerinden trafiğe katılmaya çalışan bir
sürücüye yol vermeniz, size bir şey kaybettirmez; diğer
sürücünün riske girmesini engeller.
Yakın bir gelecekte yol verdiğiniz insanların, diğer
sürücülere, kimbilir belkide size yol verdiğini görmek
mutluluğunu da yaşayabilirsiniz.
Savunucu sürücü, trafiğin tüm ögelerini kollayan, koruyan ve
potansiyel tehlikeleri göz önünde bulunduran sürücüdür.
Dolayısıyla trafiğin ögelerinden biri olan karayolu ve
elemanlarını da korur. Karayollarının yapım, bakım, onarım
çalışmaları, gerekli trafik işaretlemelerinin yapılması
milyonlarca liraya mal olmaktadır. Yapılan çalışmalar
trafikteki güvenliğimiz içindir. Ancak, kötü kullanım
nedeniyle yapılan harcamalar artmaktadır.
Yol çizgileri üzerinde araç sürmek nedeniyle, çizgiler kısa
sürede silinmektedir.
Trafik işaret levhaları üzerine yazı yazmak, çizmek,
şekillerini bozmak, yerlerini değiştirmek, hatta ortadan
kaldırmak, önlerine görülmelerini engelleyecek şeyler koymak
yasaklanmıştır. Ancak ne yazık ki bunlar da yapılmaktadır.
İşte savunucu sürücülük, bütün bunları yapmamaktır.
ŞEHRİNİZİ TANIYOR
MUSUNUZ?
Gideceğimiz yeri iyi
biliyorsak, kısa mesafeden ve fazla yakıt tüketmeden ve
çevreyi daha çok kirletmeden oraya ulaşabiliriz.
Bir düşünün, gideceğiniz adresi sora sora bulmaya çalışmak,
trafiği aksatacak, yanlış tarifler fazla yol katetmenize
neden olacak, yakıt tüketiminiz artacaktır. Üstelik
yorulacak ve sinirleneceksiniz. İşte bu nedenle gelin siz de
bir şehir planı edinin. Yolda zaman yitireceğinize şehir
planı üzerinde biraz zaman yitirin. Bunu lütfen bir
alışkanlığa dönüştürelim.
SİZİN BİR GÜZERGAHINIZ OLMALI
Belirli yollardan gitmek yolu
tanımanızı ve olası tehlikeleri bilmenizi sağlar. Bu
güzergahı seçerken trafik yoğunluğunun fazla olmamasına
dikkat edin. Çünkü, yoğun trafik hem aracınızı hem de sizi
yorar. Zaman kaybı, yakıt tüketimi, kazaya karışma riski
yoğun olmayan trafikte daha azdır.
KARAYOLU HARİTASINI
KULLANABİLMEK
Yolculuk öncesi gidilecek yer
karayolları haritasından saptanmalı. Böylece varmak
istediğiniz yerin kaç kilometre olduğunu bilir, hangi
yolları kullanacağınıza karar verir ve hatta mola
yerlerinizi bile saptayabilirsiniz.
Bütün bunlara ek olarak bir de trafik işaretlerine dikkat
etmemiz gerekiyor... |
|